İstanbul’da yaşayan  Vahap Okay adında bir kültür-sanat dostu abim vardı. Şu anda toprağında ışıklar içinde uyuyor.

Gençlik yıllarımda gazetecilik yaparken İstanbul’a gittiğimde Cağaloğlu’ndaki “Kolay ilan” gazetesi bürosunda tanışma olanağı bulmuştum. Renkli, farklı ve düşün insanı biri olarak tanıdım Vahap Okay’ı. Kolay İlan gazetesini günlük olarak yayınlıyordu. Gazetenin künyesinin altında; “Bu gazete abone yapmaz, davarlara ve duvarlara gönderilmez, okuyana gönderilir.!” tümceleri yazıyordu.

Vahap Okay’a gazetesi için abone olmak için para veya PTT pulu gönderirseniz bunu kabul etmediği gibi, üstelik yazdıklarınızı yayınlar altına da not düşerdi: “Benim yazdıklarımı okumuyorsunuz sanırım. Abone olmak için para veya posta pulu kabul etmiyoruz! Okumak isteğiniz yeterlidir!”diyerek tepkisini de altına yazardı.

Vahap Okay; 1911 yılında Niğde Altunhisar’da doğdu. Bor Numune İlkokulu, Adana Öğretmen Okulu, İstanbul Özel Gazetecilik Okulu ve İ. Ü. İ. F gazetecilik Halkla İlişkiler Enstitüsünden mezun oldu.
 
Değişik yerlerde öğretmenlik yaptı. 1953 yılında da İstanbul’da Kolay İlan gazetesini yayına başlattı.“Davara ve duvara gönderilmez” üst başlığı ile çıkan gazetede Niğde haberlerine ağırlık verirdi. İstanbul’da yaşamasına rağmen memleketi Niğde’ye değer verirdi.  

Türk Basın Birliği dahil 10’a yakın dernek yönetiminde yer aldı. Turizm Yazarları Derneği (Aturjet) Başkanlığı, Uluslararası Turizm Yazarları Derneği (FİJET ) Üyeliklerinde bulundu.

11 adet basılmış kitabı bulunmaktadır. Yazko üyesi olan renkli kişiliği ile tanınan Okay, ‘Anadolu Konuşuyor’ kitabında Bor bölgesini anlatır. 20 Mart 2006 günü aramızdan ayrılan Vahap Okay doğduğu yerde toprağa verildi. 

Yazıma neden böyle başladığımı merak ediyorsanız eğer, devamını da okuma zahmetinde bulunmalısınız. 

Birkaç gün önce sabah gazeteye gelirken  cadde üzerinde karşılaştığım görüntüyü habere dönüştürdüm. Bir At ile arkasında yavrusu gayet sakin şekilde kent merkezinde rahat şekilde yürürken, yayalar ve taşıtlar da o iki hayvana saygı gösterircesine tepki vermiyorlardı!

Ertesi gün aynı saatlerde ve aynı cadde üzerinde farklı bir hayvan gördüğümü ve bunun görüntüsünü çekmediğimi sizlere itiraf etmek istiyorum!

Bir zamanlar kentimizin  “Sağlık Müdürlüğü” hizmet binası önündeki kaldırımlarda yatan köpeklerin görüntülerini gazetemizde yayınladığımızda büyük tepki almıştık!

Şu anki Cumhuriyet Meydanının karşısında, otopark olarak kullanılan yerde Sağlık müdürlüğü binası vardı.

Bina girişinin merdiven basamağında, sıcaktan bunaldığı sanılan üç köpek uyuyakalmıştı. Mesai günüydü ama kimse o hayvanlara dokunmuyordu. Fotoğrafı çekip; “Bu köpeklerin burada işi ne!?” diye yazmıştım.

Tabii ki ertesi günü Sağlık müdürlüğü çalışanların yoğun tepkisini almıştım.

Bir başka olay, İstasyon caddesi üzerinde şu anda da “Emniyet Müdürlüğü” levhasının  bulunduğu yerde, levhanın işaret yönüne doğru 30-40 baş davar, çobanı tarafından götürülüyordu.

Tam levhanın önünde fotoğraf çekip; “Bu davarlar nereye gidiyor!?” diye haber yapmıştım.

Dönemin Emniyet Müdürünün bir sohbet sırasındaki sözleri; “Gazeteci Mustafa at arabası ile bu hayvanları getirip, burada fotoğraf çekip haber bulamayınca böyle yazmış!”diye konuşması beni güldürmüştü!

Okumak, anlamak ve gündemi izlemek güzeldir! “Kirlenmek” güzel olamaz! Saygılarımla…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner240

banner155