banner241

Çevre temizliğinin önemi ilgili çeşitli yorumlarla birlikte eleştiriler de yapılır.

Çevrenin temiz olabilmesi için, cadde ve sokakları temizlik işçileri sabahın erken saatlerinde süpürür, ardından da araçlarla toplanan atıklar kaldırılır.

Çevre temizliğinin önemi, insanların duyarlı olması ile daha da anlam taşır. Duyarlı insanlar çevresini kirletmedikleri gibi, kirletenleri de uyarmaktan çekinmezler.

Dün sabah saatlerinde, bir işyerinin önünde oturuyordum. 6-7 yaşlarında bir çocuk elinde simit tepsisi ile yürürken bir ara kaldırımın yanındaki bir işyerinin merdivenine oturdu.

Önce elindeki simit tepsisini merdivenin basamaklarına koydu, ardından elindeki dondurma külahını açmaya çalıştı.

Hazır dondurma alan simitçi çocuk, külahın üzerindeki kağıdı yırtmaya çalışırken, bir parçası elinden yere düşerek kaldırıma doğru uçmuştu.

Çocuk oturduğu yerden kalktı, dondurmanın külahını açarken yere düşürdüğü kağıt parçasını alarak çevrede çöp kovası aramaya başladı.

Dikkatle çocuğun yaptığı harekete izliyordum. Biraz ilerideki çöp bidonuna kadar yürüyen çocuk elindeki kağıt parçasını oraya bırakıp yeniden simit tepsisinin yanına gelip oturdu ve dondurmasını yemeye başladı.

Çocuk yanımdan geçtiği sırada adını sordum. Adı Muhammet’miş. Muhammet’e çevre temizliğine önem verdiği için teşekkür ettim, sağlıklı ve mutlu yaşam dileklerimi bildirdim.

Çocuk gözlerimin içine bakarak; “Amca be! Bu yollar ve sokaklar hepimizin, her önüne gelen elindekileri sokağa atarsa kirlilik oluşur.

Hele de sokağa tüküren insanları asla sevmiyorum. Hastalık oluşturur kirlilikler, benim kardeşim hava kirliliğinden bazı sıralar nefes alamaz hale geliyor, üzülüyorum onun o halini gördüğümde.

Sokakları kirli olan şehirlerde insanlar da sağlıksız yaşarlarmış, öğretmenim bana öyle demişti!”diye yanıt verdi.

Simitçi çocuk oradan geçip giderken, bir otomobil geçiyordu sokaktan.

Arka koltukta oturan bir kadın kucağındaki çocuğa muz soyup vermiş olmalı ki, kadın muzun kabuğunu otomobilin camını açarak yol kenarına atıverdi.

Bu olayı görürken kadınla göz göze gelmiştim, ama otomobil uzaklaşıp çarşıya doğru ilerleyip gözden kayboldu.

Aklıma simitçi çocuk geldi, birkaç dakika önce yere düzen kağıt parçasını alarak çöp bidonuna kadar götürüp koyması, ardından da bir kadının otomobil içerisinde çocuğuna soyduğu muz kabuğunu yol kenarına atması.

Simitçi çocuk belki de yaşamında hiç muz yememişti, o aldığı dondurmayı da sattığı simit parası ile almıştı.

O simitçi çocuğun evinde babasının belki de bir otomobili bile yoktu, ya da otomobile yaşamında çok az binebilmişti.

Aile ekonomisine katkıda bulunabilmek, okul harçlığını çıkarabilmek adına sabah saatlerinde fırından aldığı birkaç simidi satmaya çalışıyordu.

Ama çevre temizliğine duyarlı biri olarak yetişiyordu. En çok sevindiğim bu yönüydü simitçi çocuğun.

En çok sevindiğim bu çocuğun büyüdüğünde temiz çevreye önem vermesi ile temiz toplumun oluşmasında katkısının olacağıydı.

Üzüntüm ise, otomobil içerisinde orta gelirli bir ailenin yine orta yaştaki bir kadının çevre temizliğine duyarsızlık göstererek muz kabuğunu sokakta yol kenarına atmasıydı. Saygılarımla….
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner244

banner155