Osmaniye’de futbol denildiğinde, hele de Sarı-Yeşilli formanın takımı Osmaniyespor neredeyse Amigo Mehmet oradaydı.

Mehmet Emir’i çarşı merkezinde gördüğünüzde konuyu Osmaniyespor’dan açar, yine Osmaniyespor’dan kapatırdı.

Osmaniyespor hastasıydı, amigosuydu ve aşığıydı diye tanıdım Mehmet Emir’i.

Konuşurken karşısındaki insanlara saygıda kusur etmez, kimseyi kırmamaya çalışan bir hali vardı.

Osmaniyespor’un deplasman maçlarına gittiğinde kimseden simit parası bile istemeyecek kadar gururlu bir insandı.

Gazetecilerle karşılaştığında Osmaniyespor’a işadamlarının ve sporseverlerin destek çıkmaları için haberler yapılmasını isterdi.

Akşam olup karanlıklar çöktüğünde kentin üzerine Mehmet yatacak yer arardı kendisine.

Yaz mevsimini bir kenara bıraktık, ama kış mevsiminin soğuk ve yağmurlu gecelerinde ciğerlerini üşütmüş, hasta olmuştu Amigo Mehmet.

Bu haliyle bile Osmaniyespor sevdalısı biriydi.

Kimseye kırılmaz, darılmaz ama Osmanmiyespor’a da kötü söyletmezdi.
O her koşulda sarı yeşilli takımın oyuncuları ve yöneticilerini savundu. Osmaniyespor’u yalnız bırakmayan Amigo Mehmet kendisi yalnız yaşıyordu.

Hasta olmasına rağmen bazı eş-dostun karınca kararınca destekleriyle yaşamını sürdürmeye uğraş veriyordu.

Mehmet’le karşılaştığımızda konuşurken öksürdüğünü gördüğümde üzülürdüm ama elimden bir şey gelmiyordu.

Son yıllarda iyiden iyiye zayıflayan Amigo Mehmet Osmaniyespor’un Amatör kümeye kadar düşmesine, ardından da tamamen ortadan kaybolmasına canını sıkıyordu.

Mehmet’in Osmaniyespor’a canını sıktığı kadar belki de bu kulüpte yöneticilik yapmış olanlar bu kadar üzülüyorlar mıydı diye düşünüyordum.

Son aylarda iyiden iyiye hastalığı ilerleyen Amigo Mehmet’e önce Gençlik ve Spor İl Müdürü Ökkeş Demir sahip çıkarak Stadyumda kalabileceği bir oda vermişti.

Ama Mehmet için bu yeterli değildi.

Akşam olup güneş karanlıklar arasında kaybolduktan sonra, kentin üzerine kara bulutlar çöktüğünde yalnız insan anılarıyla ve sıkıntılarıyla baş başa kaldığı gibi Amigo Mehmet’te gündüz yaşadıklarını, yılların verdiği anılarını düşünerek uyumaya çalışıyordu.

Sabahlar olmuyordu onun için, öksürüklerle birlikte sabahleyin uyanıyordu yatağından.

Amigo Mehmet’in bu durumunu öğrenen Vali Celalettin Cerlah Devlet Hastanesi’nde tedavi edilmesini sağlamış, masraflarını üstlenmiş ve Huzurevi’nde kalmasını sağlamıştı.

Amigo Mehmet’e Vali sahip çıkmıştı ama, artık onun için çok geçti.

Huzurevi’nde barınmaya başlayan Amigo Mehmet’in ciğerleri iyice iflas etmişti.

Yalnızlık ve kimsesizliğine rağmen sahip çıktığı, yaşamının en güzel yıllarını verdiği Osmaniyespor’un da yokluğu Mehmet’i eriyip bitiriyordu.

45 yaşında Huzurevi’nde hayata veda etti Amigo Mehmet.

Osmaniye’deki Amatör takımların sanırım Amigo Mehmet anısına bir turnuva düzenleme gibi girişimleri olacaktır.

Amigo Mehmet’e Allah’tan rahmet dilerken, onun ölümü ve yaşantısının yalnız olmayanlara bir örnek olmasını ve adına turnuva düzenlenmesini bir kez daha anımsatmak isterim. Saygılarımla…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155